Devlet Memuriyetten Çıkarılma Şartları ve Hukuki Sonuçları (DMK 48, 98, 125/E)

Devlet memurluğu, kamu hizmetlerinin sürekliliği ve etkinliği açısından hayati bir öneme sahip olup, bu statüye giriş ve bu statünün korunması belirli şartlara bağlanmıştır. Memuriyetten çıkarılma, bir devlet memurunun bu statüsünü kaybetmesi anlamına gelen en ağır idari yaptırımlardan biridir.

İçeriğimizde, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu (DMK) başta olmak üzere, ilgili mevzuat ve yargı içtihatları ışığında devlet memuriyetten çıkarılma şartları, bu kararın hukuki sonuçları ve memurların hakları kapsamlı bir şekilde incelenecektir. Özellikle DMK Madde 125/E’de düzenlenen disiplin suçu nedeniyle çıkarma ve DMK Madde 48’deki genel şartların kaybedilmesi sonucu memuriyetin sona ermesi halleri üzerinde durulacaktır.

Önemli Not

Memuriyetten çıkarılma gibi ciddi bir durumla karşı karşıya kalmanız halinde, hak kayıplarını önlemek ve yasal haklarınızı etkin bir şekilde savunabilmek için alanında uzman bir idare hukuku avukatından profesyonel hukuki destek almanız büyük önem taşımaktadır.

I. Devlet Memurluğunun Sona Erme Halleri (DMK Madde 98)

657 sayılı DMK’nın 98. maddesi, devlet memurluğunun hangi hallerde sona ereceğini genel olarak düzenlemektedir. Memuriyetten çıkarılma da bu sona erme hallerinden biridir. DMK m.98’e göre memurluk şu hallerde sona erer:

  • Bu kanun hükümlerine göre memurluktan çıkarılma (Disiplin cezası ile).
  • Memurluğa alınma şartlarından herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması veya memurlukları sırasında bu şartlardan herhangi birini kaybetmesi (Özellikle DMK m.48’deki şartların kaybı).
  • Memurluktan çekilmesi (istifa).
  • İstek, yaş haddi, malullük sebeplerinden biri ile emekliye ayrılması.
  • Ölümü.

Bu makalede özellikle ilk iki bentte belirtilen, yani disiplin cezası yoluyla ve memurluğa alınma şartlarının (özellikle adli sicil ve mahkumiyetle ilgili olanların) kaybedilmesi suretiyle memuriyetten çıkarılma şartları üzerinde durulacaktır.

II. Disiplin Cezası Olarak Devlet Memurluğundan Çıkarılma (DMK Madde 125/E)

657 sayılı DMK’nın 125. maddesinin (E) bendi, “Devlet memurluğundan çıkarma” cezasını ve bu cezayı gerektiren fiil ve halleri düzenlemektedir. Bu, bir memura verilebilecek en ağır disiplin cezası olup, memurun “bir daha Devlet memurluğuna atanmamak üzere” memurluktan çıkarılması sonucunu doğurur.

Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren başlıca fiil ve haller şunlardır (DMK m.125/E):

  • İdeolojik veya siyasi amaçlarla kurumların huzur, sükun ve çalışma düzenini bozmak, boykot, işgal, kamu hizmetlerinin yürütülmesini engelleme, işi yavaşlatma ve grev gibi eylemlere katılmak veya bu amaçlarla toplu olarak göreve gelmemek, bunları tahrik ve teşvik etmek veya yardımda bulunmak.
  • Yasaklanmış her türlü yayını veya siyasi veya ideolojik amaçlı bildiri, afiş, pankart, bant ve benzerlerini basmak, çoğaltmak, dağıtmak veya bunları kurumların herhangi bir yerine asmak veya teşhir etmek.
  • Siyasi partiye girmek.
  • Özürsüz olarak bir yılda toplam 20 gün göreve gelmemek.
  • Savaş, olağanüstü hal veya genel afetlere ilişkin konularda amirlerin verdiği görev veya emirleri yapmamak.
  • Amirlerine, maiyetindekilere ve iş sahiplerine fiili tecavüzde bulunmak.
  • Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak.
  • Yetki almadan gizli bilgileri açıklamak (casusluk fiili hariç).
  • Siyasi ve ideolojik eylemlerden arananları görev mahallinde gizlemek.
  • Yurt dışında Devletin itibarını düşürecek veya görev haysiyetini zedeleyecek tutum ve davranışlarda bulunmak.
  • 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkındaki Kanuna aykırı fiilleri işlemek.
  • Terör örgütleriyle eylem birliği içerisinde olmak, bu örgütlere yardım etmek, kamu imkân ve kaynaklarını bu örgütleri desteklemeye yönelik kullanmak ya da kullandırmak, bu örgütlerin propagandasını yapmak.

Bu ceza, ancak disiplin amirlerinin talebi üzerine, memurun bağlı bulunduğu kurumun Yüksek Disiplin Kurulu kararı ile verilir. Memurun bu süreçte savunma hakkı bulunmaktadır (DMK m.129).

III. Memurluğa Alınma Şartlarının Kaybedilmesi Nedeniyle Memuriyetin Sona Ermesi (DMK Madde 48 ve 98/b)

DMK’nın 98/b maddesi, “Memurluğa alınma şartlarından herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması veya memurlukları sırasında bu şartlardan herhangi birini kaybetmesi” halinde memuriyetin sona ereceğini belirtir. Bu şartların en önemlilerinden biri, DMK’nın 48. maddesinin (A) bendinin 5. alt bendinde düzenlenen adli sicil ve mahkumiyetle ilgili koşullardır.

DMK Madde 48/A-5: Memuriyete Engel Teşkil Eden Mahkumiyetler

“Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmamak.”

Bu maddeye göre memuriyetten çıkarılma veya memuriyete son verilme şartları şunlardır:

a) Kasten İşlenen Bir Suçtan Dolayı 1 Yıl veya Daha Fazla Süreyle Hapis Cezasına Mahkum Olmak

Bir devlet memuru, kasten işlediği herhangi bir suçtan dolayı kesinleşmiş bir mahkeme kararıyla bir yıl veya daha fazla süreli hapis cezasına mahkum olursa, DMK m.48/A-5’teki şartı kaybeder ve DMK m.98/b uyarınca memuriyeti sona erer. Suçun niteliğinin bu durumda bir önemi yoktur; cezanın kasten işlenen bir suçtan kaynaklanması ve süresi belirleyicidir.

b) Niteliği (Vasfı) Gereği Memuriyete Kesin Engel Olan Suçlardan Mahkum Olmak (Katalog Suçlar)

DMK m.48/A-5’te ayrıca, affa uğramış olsalar bile, ceza miktarına veya türüne (hapis veya adli para cezası) bakılmaksızın memuriyete kesin engel teşkil eden suçlar sayılmıştır. Bu suçlardan (“yüz kızartıcı suçlar” olarak da bilinirler) herhangi birinden kesinleşmiş bir mahkumiyet alınması, memuriyetin sona ermesi sonucunu doğurur. Bu suçlar şunlardır:

  • Devletin güvenliğine karşı suçlar,
  • Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar,
  • Zimmet, irtikâp, rüşvet,
  • Hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas,
  • İhaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma,
  • Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama,
  • Kaçakçılık.

Bu suçlardan alınan cezanın ertelenmiş olması veya adli para cezasına çevrilmiş olması da sonucu değiştirmez; memuriyet engeli devam eder.

c) Taksirli Suçların Etkisi

DMK m.48/A-5, sadece “kasten işlenen” suçlardan bahsettiği için, taksirle işlenen suçlardan (örn: trafik kazası sonucu yaralama veya ölüme neden olma) alınan mahkumiyetler, ceza miktarı ne olursa olsun kural olarak memuriyete engel teşkil etmez ve memuriyetten çıkarılma sebebi sayılmaz. Ancak, hapis cezasının infazı süresince memur TCK m.53/1-a uyarınca memuriyet görevini yapmaktan yoksun kalır ve bu süre zarfında DMK m.140 kapsamında görevden uzaklaştırılabilir. Cezanın infazı tamamlandıktan sonra göreve iadesi gerekir.

d) Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasının (HAGB) Memuriyete Etkisi

Çok Önemli Güncel Gelişme: HAGB Kurumunun İptali

Anayasa Mahkemesi, 01.06.2023 tarihli ve E:2022/120, K:2023/107 sayılı kararı ile Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 231. maddesinde düzenlenen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kurumuna ilişkin bazı temel hükümleri iptal etmiştir. Bu iptal kararı 1 Ağustos 2024 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu tarihten sonra işlenen suçlar açısından HAGB kararı verilmesi kural olarak mümkün değildir. Dolayısıyla, yeni suçlar için HAGB’nin memuriyete etkisi tartışması ve buna bağlı olarak memuriyetten çıkarılma değerlendirmeleri farklı bir boyut kazanmıştır. Artık doğrudan mahkumiyet kararlarının (ertelenmiş hapis, adli para cezası veya hapis) DMK m.48/A-5 çerçevesindeki etkileri öncelikli olacaktır.

Bu iptal kararından önce, HAGB kararı verildiğinde ve denetim süresi başarıyla tamamlandığında hüküm açıklanmadığı için ortada bir mahkumiyet kararı bulunmuyordu ve bu durum genellikle memuriyete engel teşkil etmiyordu (katalog suçlar ve bazı özel düzenlemeler hariç). Ancak, HAGB kararına konu fiilin niteliği DMK m.125/E-g (“memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak”) gibi bir disiplin suçunu oluşturuyorsa, HAGB kararına rağmen disiplin soruşturması yapılarak memuriyetten çıkarma cezası verilebiliyordu.

IV. Memuriyetten Çıkarılmanın Sonuçları ve Haklar

  • Tekrar Memur Olabilme Durumu: Devlet memurluğundan çıkarma cezası (DMK m.125/E) alan bir kişi, kural olarak bir daha devlet memurluğuna atanamaz. DMK m.48/A-5’teki katalog suçlardan veya kasten işlenen bir suçtan 1 yıl veya daha fazla hapis cezasından mahkumiyet nedeniyle memuriyeti sona erenler için de durum benzerdir.
  • Tazminat ve Diğer Mali Haklar: Disiplin cezasıyla veya DMK m.48/A-5’teki şartların kaybıyla memuriyetten çıkarılan bir kişiye genellikle kıdem veya ihbar tazminatı ödenmez. Emeklilik hakları ise kişinin hizmet süresine, prim ödemelerine ve çıkarılma nedenine göre farklılık gösterebilir. Bazı durumlarda emeklilik hakları tamamen kaybedilebilir veya kısıtlanabilir.
  • Adli Sicil Kaydı: Disiplin yoluyla memuriyetten çıkarılma kararı adli sicile işlemez, ancak memurun özlük (personel) dosyasına işlenir. Adli bir suçtan mahkumiyet nedeniyle çıkarılma durumunda ise bu mahkumiyet zaten adli sicil kaydında yer alır.

V. Memuriyetten Çıkarılma Kararına Karşı Hukuki Yollar

Devlet memurluğundan çıkarma kararı bir idari işlem olduğundan, bu karara karşı idari yargı yoluna başvurulabilir:

  • İptal Davası: Memuriyetten çıkarma kararının tebliğinden itibaren genellikle 60 gün içinde yetkili İdare Mahkemesi’nde iptal davası açılabilir.
  • Yürütmenin Durdurulması Talebi: İptal davası ile birlikte, işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararlar doğacağı ve işlemin açıkça hukuka aykırı olduğu gerekçeleriyle yürütmenin durdurulması talep edilebilir.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Memuriyetten çıkarılma şartları nelerdir?

Başlıca şartlar; 657 sayılı DMK’nın 125/E maddesinde sayılan disiplin suçlarından birini işlemek veya DMK m.48/A-5’te belirtilen memurluğa engel bir suçtan (katalog suçlar veya kasten 1 yıl ve üzeri hapis cezası) kesinleşmiş mahkumiyet almaktır.

Memuriyetten çıkarılan kişi tekrar memur olabilir mi? Atılan memur geri dönebilir mi?

Devlet memurluğundan çıkarma (DMK m.125/E) cezası alan bir kişi kural olarak bir daha devlet memurluğuna atanamaz. DMK m.48/A-5 kapsamındaki suçlardan mahkumiyet nedeniyle çıkarılanlar için de benzer bir durum söz konusudur. Ancak, eğer çıkarılma kararı idari yargıda iptal edilirse memuriyete geri dönüş mümkün olabilir.

Memurluktan atılmak için kaç yıl ceza almak gerekir?

Kasten işlenen bir suçtan dolayı kesinleşmiş 1 yıl veya daha fazla süreli hapis cezası almak memurluktan atılma sebebidir. DMK m.48/A-5’te sayılan katalog suçlarda ise ceza miktarına bakılmaksızın mahkumiyet yeterlidir.

Memurluktan istifa ettikten sonra tekrar memur olmak mümkün mü?

Evet, mümkündür. DMK m.92 ve m.97’de belirtilen şartlar ve usuller çerçevesinde, istifa eden bir memurun belirli bekleme sürelerine tabi olarak ve boş kadro bulunması halinde tekrar memuriyete atanması söz konusu olabilir. İstifa şekli (usulüne uygun olup olmaması) bu süreci etkiler.

Memur 1 gün işe gelmezse atılır mı?

Hayır, özürsüz olarak 1 gün işe gelmemek doğrudan memurluktan atılma sebebi değildir. DMK m.125/C-b’ye göre bu fiil aylıktan kesme, DMK m.125/D-b’ye göre ise kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektirebilir (genellikle 1-2 gün devamsızlığa kademe ilerlemesinin durdurulması verilir). Ancak, özürsüz ve kesintisiz 3-9 gün göreve gelmemek memurluktan çıkarma sebebidir.

Memurluktan çıkarılan kişi emekli olabilir mi?

Bu durum, çıkarılma nedenine, kişinin hizmet süresine ve prim ödeme gün sayısına bağlıdır. Eğer memur, emeklilik için gerekli yaş, hizmet süresi ve prim gün sayısı şartlarını memuriyetten çıkarılmadan önce tamamlamışsa, bazı durumlarda emeklilik hakkı devam edebilir. Ancak, özellikle yüz kızartıcı bir suçtan veya ağır bir disiplin suçu nedeniyle çıkarılma durumunda emeklilik hakları da olumsuz etkilenebilir veya kaybedilebilir. Detaylı bilgi için Sosyal Güvenlik Kurumu’na danışmak gerekir.

Memuriyetten Çıkarılma Süreçlerinde Hukuki Destek

Memuriyetten çıkarılma, bir kamu görevlisinin karşılaşabileceği en ağır yaptırımdır ve hayat boyu sürecek sonuçları olabilir. Bu nedenle, böyle bir süreçle karşı karşıya kalan memurların, haklarını tam olarak bilmeleri, savunmalarını etkin bir şekilde yapabilmeleri ve hukuka aykırı olduğunu düşündükleri kararlara karşı yasal yollara başvurabilmeleri için mutlaka deneyimli bir idare hukuku avukatından profesyonel destek almaları tavsiye edilir. Bir avukat, sürecin hukuka uygunluğunu denetleyebilir, gerekli itiraz ve davaları açabilir ve haklarınızın korunmasına yardımcı olabilir.

Sonuç

Devlet memuriyetten çıkarılma, hem disiplin hukuku hem de ceza hukuku boyutu olan, titizlikle ele alınması gereken bir konudur. 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu, memuriyete giriş ve memuriyetin devamı için belirli şartlar öngörmüş, bu şartların kaybedilmesi veya kanunda sayılan ağır disiplin suçlarının işlenmesi halinde memuriyetin sona ermesi sonucunu düzenlemiştir. Her somut olayın kendi özelinde değerlendirilmesi ve güncel yargı içtihatlarının dikkate alınması, bu tür karmaşık hukuki süreçlerde adaletin sağlanması için vazgeçilmezdir.


Feragatname (Disclaimer): Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Her somut olay kendi özel koşullarına göre değerlendirilmelidir. Bu nedenle, spesifik bir hukuki sorunla karşılaştığınızda mutlaka bir avukata danışmanız tavsiye edilir.

Başa dön tuşu
📞 Hemen Arayınız