Memurlara Verilen Disiplin Cezaları ve Hukuki Süreç (657 Sayılı DMK)

Kamu hizmetlerinin düzenli, etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesi, kamu görevlilerinin uyması gereken belirli kurallar ve standartlar bütününü ifade eden disiplin anlayışıyla mümkündür. Devlet memurlarının, görevlerini yerine getirirken veya hizmet dışında memuriyet sıfatının gerektirdiği itibar ve güvenle bağdaşmayan tutum ve davranışlarda bulunmaları halinde, kurum düzenini korumak ve kamu hizmetinin saygınlığını sağlamak amacıyla uygulanan yaptırımlar disiplin hukukunun temelini oluşturur.
İçeriğimizde, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu (DMK) merkezinde, memurlara verilebilecek disiplin cezalarını, bu cezaları gerektiren fiil ve halleri, disiplin soruşturması sürecini, savunma hakkının önemini, cezalara karşı başvurulabilecek itiraz ve dava yollarını, zamanaşımı kurallarını ve konuyla ilgili diğer önemli hukuki detayları kapsamlı bir şekilde ele alacağız.
Önemli Not
Bir disiplin soruşturmasıyla karşı karşıya kalmanız veya bir disiplin cezası ile tecziye edilmeniz durumunda, hak kayıplarını önlemek, yasal haklarınızı tam ve etkin bir şekilde kullanabilmek için alanında uzman bir idare hukuku avukatından veya bu konuda deneyimli bir hukukçudan profesyonel destek almanız önem taşımaktadır.
Memur Disiplin Hukukunun Temel İlkeleri (DMK Madde 125 Işığında)
Memurlara uygulanacak disiplin hukukunda, adil bir sürecin işlemesi ve keyfiliğin önlenmesi amacıyla bazı temel ilkeler benimsenmiştir. 657 Sayılı DMK’nın 125. maddesinin son fıkralarında da bu ilkelerin bir kısmına değinilmiştir:
- Kanunilik İlkesi: Hangi fiillerin disiplin suçu sayılacağı ve bu fiillere hangi cezaların verileceği kanunla (öncelikle 657 sayılı DMK) açıkça tanımlanmalıdır. Kanunda suç olarak tanımlanmayan bir eylemden dolayı disiplin cezası verilemez.
- Savunma Hakkı (DMK m.130): Memur hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez. Soruşturmayı yapanın veya yetkili disiplin kurulunun en az 7 gün süre vererek yazılı veya sözlü savunma istemesi esastır.
- Masumiyet Karinesi: Disiplin suçu işlediği iddia edilen memur, bu iddia somut ve hukuka uygun delillerle ispatlanana kadar masum kabul edilir.
- Ölçülülük İlkesi: Verilen disiplin cezası ile işlendiği iddia edilen fiilin ağırlığı arasında makul ve adil bir orantı bulunmalıdır.
- Tekerrürde ve Aynı Derecede Cezayı Gerektiren Farklı Fiillerde Ceza Artırımı (DMK m.125): Disiplin cezası verilmesine sebep olmuş bir fiil veya halin, cezaların özlük dosyasından silinmesine ilişkin süre içinde tekerrüründe bir derece ağır ceza uygulanır. Aynı derecede cezayı gerektiren fakat ayrı fiil veya haller nedeniyle verilen disiplin cezalarının üçüncü uygulamasında bir derece ağır ceza verilir.
- Geçmiş Hizmetlerin ve Başarıların Dikkate Alınması (DMK m.125): Geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu olan ve ödül veya başarı belgesi alan memurlar için verilecek cezalarda bir derece hafif olanı uygulanabilir.
- Benzer Eylemlere Benzer Ceza (DMK m.125): Kanunda sayılan ve disiplin cezası verilmesini gerektiren fiil ve hallere nitelik ve ağırlıkları itibarıyla benzer eylemlerde bulunanlara da aynı neviden disiplin cezaları verilir.
- Özel Durum (DMK m.125): Öğrenim durumları nedeniyle yükselebilecekleri kadroların son kademelerinde bulunan Devlet memurlarının, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının verilmesini gerektiren hallerde, brüt aylıklarının 1/4’ü – 1/2’si kesilir ve tekerrüründe görevlerine son verilir.
- Özel Kanunların Saklılığı (DMK m.125): Özel kanunların disiplin suçları ve cezalarına ilişkin hükümleri saklıdır.
- Ceza Kovuşturmasının Disiplin Soruşturmasına Etkisi (DMK m.131): Aynı olaydan dolayı memur hakkında ceza mahkemesinde kovuşturmaya başlanmış olması, disiplin kovuşturmasını geciktiremez. Memurun ceza kanununa göre mahkum olması veya olmaması halleri, ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel teşkil etmez.
657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’na Göre Disiplin Cezaları (DMK Madde 125)
657 sayılı DMK‘nın 125. maddesi, devlet memurlarına verilebilecek disiplin cezalarını ve bu cezaları gerektiren fiil ve halleri ağırlık derecesine göre beş ana başlıkta toplamıştır:
A) Uyarma Cezası (DMK m.125/A)
Memura, görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile bildirilmesidir.
Uyarma Cezasını Gerektiren Fiil ve Haller (Örnekler):
- Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kayıtsızlık göstermek veya düzensiz davranmak.
- Özürsüz veya izinsiz olarak göreve geç gelmek, erken ayrılmak, görev mahallini terk etmek (memur işe geç kalma cezası).
- Kurumca belirlenen tasarruf tedbirlerine riayet etmemek.
- Usulsüz müracaat veya şikayette bulunmak (Silsile atlamak bu kapsama girebilir).
- Devlet memuru vakarına yakışmayan tutum ve davranışta bulunmak.
- Görevine veya iş sahiplerine karşı kayıtsızlık göstermek veya ilgisiz kalmak.
- Belirlenen kılık ve kıyafet hükümlerine aykırı davranmak.
- Görevin işbirliği içinde yapılması ilkesine aykırı davranışlarda bulunmak.
B) Kınama Cezası (DMK m.125/B)
Memura, görevinde ve davranışlarında kusurlu olduğunun yazı ile bildirilmesidir.
Kınama Cezasını Gerektiren Fiil ve Haller (Örnekler):
- Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kusurlu davranmak.
- Eşlerinin, reşit olmayan veya mahcur olan çocuklarının kazanç getiren sürekli faaliyetlerini belirlenen sürede kurumuna bildirmemek.
- Görev sırasında amire hal ve hareketi ile saygısız davranmak.
- Hizmet dışında Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak (“Devlet memuruna yakışmayan hal ve hareketler”).
- Devlete ait resmi araç, gereç ve benzeri eşyayı özel işlerinde kullanmak. (Örn: Kurum laptopuyla hafta sonu film izlemek bu kapsama girebilir.)
- Devlete ait resmi belge, araç, gereç ve benzeri eşyayı kaybetmek.
- İş arkadaşlarına, maiyetindeki personele ve iş sahiplerine kötü muamelede bulunmak.
- İş arkadaşlarına ve iş sahiplerine söz veya hareketle sataşmak.
- Görev mahallinde genel ahlak ve edep dışı davranışlarda bulunmak ve bu tür yazı yazmak, işaret, resim ve benzeri şekiller çizmek ve yapmak.
- Verilen emirlere itiraz etmek.
- Borçlarını kasten ödemeyerek hakkında yasal yollara başvurulmasına neden olmak.
- Kurumların huzur, sükun ve çalışma düzenini bozmak.
- Yetkili olmadığı halde basına, haber ajanslarına veya radyo ve televizyon kurumlarına bilgi veya demeç vermek.
C) Aylıktan Kesme Cezası (DMK m.125/C)
Memurun, brüt aylığından 1/30 – 1/8 arasında kesinti yapılmasıdır.
Aylıktan Kesme Cezasını Gerektiren Fiil ve Haller (Örnekler):
- Kasıtlı olarak; verilen emir ve görevleri tam ve zamanında yapmamak, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasları yerine getirmemek, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçleri korumamak, bakımını yapmamak, hor kullanmak.
- Özürsüz olarak bir veya iki gün göreve gelmemek. (DMK 125/D-b ile birlikte değerlendirilir, genellikle 1-2 gün devamsızlık kademe ilerlemesinin durdurulması ile sonuçlanabilir.)
- Devlete ait resmi belge, araç, gereç ve benzerlerini özel menfaat sağlamak için kullanmak.
- Görevle ilgili konularda yükümlü olduğu kişilere yalan ve yanlış beyanda bulunmak.
- Görev sırasında amirine sözle saygısızlık etmek.
- Görev yeri sınırları içerisinde herhangi bir yerin toplantı, tören ve benzeri amaçlarla izinsiz olarak kullanılmasına yardımcı olmak.
- Hizmet içinde Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak.
D) Kademe İlerlemesinin Durdurulması Cezası (DMK m.125/D)
Fiilin ağırlık derecesine göre memurun, bulunduğu kademede ilerlemesinin 1 – 3 yıl durdurulmasıdır.
Kademe İlerlemesinin Durdurulması Cezasını Gerektiren Fiil ve Haller (Örnekler):
- Göreve sarhoş gelmek, görev yerinde alkollü içki içmek.
- Özürsüz ve kesintisiz 3 – 9 gün göreve gelmemek.
- Görevi ile ilgili olarak her ne şekilde olursa olsun çıkar sağlamak.
- Amirine veya maiyetindekilere karşı küçük düşürücü veya aşağılayıcı fiil ve hareketler yapmak.
- Gerçeğe aykırı rapor ve belge düzenlemek (usulsüz rapor almak bu kapsamda değerlendirilebilir).
- Ticaret yapmak veya Devlet memurlarına yasaklanan diğer kazanç getirici faaliyetlerde bulunmak.
- Açıklanması yasaklanan bilgileri açıklamak.
- Amirine, maiyetindekilere, iş arkadaşları veya iş sahiplerine hakarette bulunmak veya bunları tehdit etmek.
- Verilen görev ve emirleri kasten yapmamak (görevlendirmeyi kabul etmemek bu kapsama girebilir).
- Herhangi bir siyasi parti yararına veya zararına fiilen faaliyette bulunmak.
E) Devlet Memurluğundan Çıkarma Cezası (DMK m.125/E)
Bir daha Devlet memurluğuna atanmamak üzere memurluktan çıkarmaktır.
Devlet Memurluğundan Çıkarma Cezasını Gerektiren Fiil ve Haller (Örnekler):
- İdeolojik veya siyasi amaçlarla kurumların huzur, sükun ve çalışma düzenini bozmak, boykot, işgal vb. eylemlere katılmak.
- Yasaklanmış her türlü yayını basmak, çoğaltmak, dağıtmak veya teşhir etmek.
- Siyasi partiye girmek.
- Özürsüz olarak bir yılda toplam 20 gün göreve gelmemek.
- Savaş, olağanüstü hal veya genel afetlerde amirlerin verdiği görevleri yapmamak.
- Amirlerine, maiyetindekilere ve iş sahiplerine fiili tecavüzde bulunmak (Memurun memura vurması bu kapsamda değerlendirilebilir).
- Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak.
- Yetki almadan gizli bilgileri açıklamak.
- Terör örgütleriyle eylem birliği içerisinde olmak, bu örgütlere yardım etmek, propagandasını yapmak.
- 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkındaki Kanuna aykırı fiilleri işlemek.
- Sahte veya gerçeğe aykırı rapor veya belge kullanarak haksız yere bir göreve atanmak, terfi etmek veya menfaat sağlamak (Rapor fenne uygun değilse ve bu durum kasıtlıysa bu kapsamda olabilir).
Disiplin Soruşturması Süreci
Bir memura disiplin cezası verilebilmesi için hukuka uygun bir soruşturma sürecinin işletilmesi şarttır. Bu süreç genel hatlarıyla şöyledir:
- Fiilin Öğrenilmesi ve Soruşturmanın Başlatılması: Disiplin amiri, disiplin suçu teşkil edebilecek bir fiil veya hali öğrendiğinde (ihbar, şikayet, basın, denetim, tutanak vb. yollarla) derhal veya süresi içinde soruşturma açmakla yükümlüdür. Memur hakkında bir “tutanak” tutulması, bu öğrenme yollarından biri olup, disiplin soruşturmasının başlamasına neden olabilir.
- Soruşturmacı (Muhakkik) Görevlendirilmesi: Disiplin amiri, soruşturmayı yürütmek üzere genellikle soruşturulan memurun dengi veya üstü konumda bir veya birden fazla soruşturmacı (muhakkik) görevlendirir. Bu görevlendirme yazılı bir “Disiplin Soruşturma Emri” ile yapılır.
- Delillerin Toplanması ve Değerlendirilmesi: Soruşturmacı, iddialarla ilgili her türlü delili (tanık ifadeleri, belgeler, kayıtlar vb.) toplar, inceler ve değerlendirir.
- Savunma Hakkının Tanınması (DMK m.130): Memura, hakkındaki iddialar yazılı olarak bildirilir (“Savunma Davetiyesi”) ve savunmasını yapması için en az 7 gün süre verilir. Memur bu süre içinde yazılı veya sözlü savunmasını yapabilir. Savunma yapmaması halinde bu hakkından vazgeçmiş sayılır. Savunma alınmadan disiplin cezası verilemez.
- Soruşturma Raporunun Hazırlanması: Soruşturmacı, topladığı deliller, aldığı ifadeler ve memurun savunmasını dikkate alarak bir “Disiplin Soruşturması Raporu” hazırlar. Bu raporda, iddiaların sübuta erip ermediği, fiilin hangi disiplin suçunu oluşturduğu ve hangi cezanın teklif edildiği gerekçeleriyle belirtilir.
- Karar Aşaması: Hazırlanan rapor, ceza vermeye yetkili disiplin amirine veya disiplin kuruluna sunulur.
Disiplin Cezası Verme Yetkisi, Kurullar ve Karar Süreçleri
- Yetkili Amir ve Kurullar (DMK m.126):
- Uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezaları disiplin amirleri tarafından verilir.
- Kademe ilerlemesinin durdurulması cezası, memurun bağlı olduğu kurumdaki disiplin kurulunun kararı alındıktan sonra atamaya yetkili amirler (il disiplin kurullarının kararlarına dayanan hallerde Valiler) tarafından verilir.
- Devlet memurluğundan çıkarma cezası, amirlerin bu yoldaki isteği üzerine, memurun bağlı bulunduğu kurumun yüksek disiplin kurulu kararı ile verilir.
- Disiplin Kurullarının Yetkisi (DMK m.126): Disiplin kurulu ve yüksek disiplin kurulunun ayrı bir ceza tayinine yetkisi yoktur; cezayı kabul veya reddederler. Ret halinde atamaya yetkili amirler 15 gün içinde başka bir disiplin cezası vermekte serbesttirler.
- Karar Süresi (DMK m.128):
- Disiplin amirleri; uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarını soruşturmanın tamamlandığı günden itibaren 15 gün içinde vermek zorundadırlar.
- Kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren hallerde soruşturma dosyası, disiplin kuruluna 15 gün içinde tevdi edilir. Disiplin kurulu, dosyayı aldığı tarihten itibaren 30 gün içinde kararını bildirir.
- Memurluktan çıkarma cezası için dosya, yüksek disiplin kuruluna tevdiinden itibaren azami altı ay içinde karara bağlanır.
- Yüksek Disiplin Kurullarının Karar Usulü ve Memurun Hakkı (DMK m.129): Yüksek disiplin kurulları, dosyaları incelerken her türlü evrakı incelemeye, bilgi almaya, tanık ve bilirkişi dinlemeye yetkilidir. Hakkında memurluktan çıkarma cezası istenen memur, soruşturma evrakını inceleme, tanık dinletme, disiplin kurulunda sözlü veya yazılı olarak kendisi veya vekili vasıtasıyla savunma yapma hakkına sahiptir.
Disiplin Cezalarına İtiraz ve Yargı Yolu (DMK m.135)
- İtiraz: Disiplin amirleri tarafından verilen uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı disiplin kuruluna; kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı ise yüksek disiplin kuruluna itiraz edilebilir.
- İtiraz Süresi: İtiraz süresi, kararın ilgiliye tebliğ tarihinden itibaren yedi gündür. Süresi içinde itiraz edilmeyen disiplin cezaları kesinleşir.
- İtiraz Mercilerinin Karar Süresi: İtiraz mercileri, itiraz dilekçesi ile karar ve eklerinin kendilerine intikalinden itibaren otuz gün içinde kararlarını vermek zorundadır.
- İtirazın Kabulü: İtirazın kabulü hâlinde, disiplin amirleri kararı gözden geçirerek verilen cezayı hafifletebilir veya tamamen kaldırabilirler. (Disiplin kurullarının verdiği cezalara yapılan itirazı kabul eden yüksek disiplin kurulu ise doğrudan kararı düzeltebilir veya kaldırabilir.)
- Yargı Yolu: Verilen tüm disiplin cezalarına (itiraz üzerine verilenler dahil) karşı, kararın tebliğinden itibaren genellikle 60 gün içinde yetkili İdare Mahkemesi’nde iptal davası açılabilir. Devlet memurluğundan çıkarma cezasına karşı itiraz yolu olmayıp, doğrudan idari yargıda iptal davası açılır.
Cezaların Uygulanması, Sicilden Silinmesi ve Zamanaşımı
- Uygulanma ve Sicile İşlenme (DMK m.132): Disiplin cezaları verildiği tarihten itibaren hüküm ifade eder ve derhal uygulanır. Aylıktan kesme cezası, cezanın veriliş tarihini takip eden aybaşında uygulanır. Verilen disiplin cezaları üst disiplin amirine, Devlet memurluğundan çıkarma cezası ayrıca Devlet Personel Başkanlığına bildirilir ve memurun özlük (sicil) dosyasına işlenir.
- Bazı Görevlere Atanma Engeli (DMK m.132): Aylıktan kesme cezası alanlar 5 yıl, kademe ilerlemesinin durdurulması cezası alanlar 10 yıl boyunca daire başkanı ve daha üstü yönetici kadrolarına, vali, büyükelçi gibi belirli kadrolara atanamazlar.
- Sicilden Silinme (DMK m.133): Devlet memurluğundan çıkarma cezasından başka bir disiplin cezası almış olan memur; uyarma ve kınama cezalarının uygulanmasından 5 sene, diğer cezaların (aylıktan kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması) uygulanmasından 10 sene sonra atamaya yetkili amire başvurarak, verilmiş olan cezalarının özlük dosyasından silinmesini isteyebilir. Memurun bu süreler içindeki davranışları olumlu ise talep kabul edilir. Kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının silinmesinde disiplin kurulunun mütalaası alınır.
- Zamanaşımı (DMK m.127):
- Soruşturmaya Başlama Zamanaşımı: Fiilin öğrenildiği tarihten itibaren; uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde; Devlet memurluğundan çıkarma cezasında ise altı ay içinde disiplin soruşturmasına başlanmalıdır. Aksi halde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar.
- Ceza Verme Zamanaşımı: Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.
Görevden Uzaklaştırma Tedbiri (DMK m.137-145)
Görevden uzaklaştırma, bir disiplin cezası olmayıp, Devlet kamu hizmetlerinin gerektirdiği hallerde, görevi başında kalmasında sakınca görülecek Devlet memurları hakkında alınan ihtiyati bir tedbirdir. Soruşturmanın herhangi bir safhasında da alınabilir.
- Yetkililer (DMK m.138): Atamaya yetkili amirler, bakanlık ve genel müdürlük müfettişleri, illerde valiler, ilçelerde kaymakamlar görevden uzaklaştırmaya yetkilidir.
- Soruşturmaya Başlama Zorunluluğu (DMK m.139): Görevden uzaklaştırılan memur hakkında 10 iş günü içinde soruşturmaya başlanması şarttır. Aksi halde keyfi hareket eden amirin sorumluluğu doğar.
- Ceza Kovuşturması Sırasında (DMK m.140): Haklarında mahkemelerce cezai kovuşturma yapılan memurlar da görevden uzaklaştırılabilir.
- Hak ve Yükümlülükler (DMK m.141): Görevden uzaklaştırılan memurlara bu süre içinde aylıklarının üçte ikisi ödenir ve sosyal haklardan faydalanmaya devam ederler. Belirli şartlar oluştuğunda (örn: beraat, disiplin cezası almaması) kesilen üçte bir aylıkları kendilerine ödenir ve görevden uzakta geçirdikleri süreler kademe ve derece ilerlemesinde değerlendirilir.
- Tedbirin Kaldırılması (DMK m.142, 143): Soruşturma sonunda memurluktan çıkarma veya cezai bir işlem uygulanmasına gerek kalmayanlar için tedbir derhal kaldırılır. Yargılamanın men’ine, beraatine karar verilenler, kovuşturması genel afla kaldırılanlar veya memurluğa engel olmayan ertelenmiş bir ceza alanların da tedbiri kaldırılır.
- Süre (DMK m.145): Disiplin soruşturması nedeniyle görevden uzaklaştırma en çok 3 ay devam edebilir; bu süre sonunda karar verilmezse memur görevine başlatılır. Ceza kovuşturması nedeniyle ise durum her iki ayda bir incelenir.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Memur hangi durumlarda memurluktan atılır (Devlet memurluğundan çıkarılır)?
DMK m.125/E’de sayılan fiillerden birini işlemesi (örn: ideolojik amaçla kurum düzenini bozmak, bir yılda toplam 20 gün özürsüz göreve gelmemek, terör örgütleriyle eylem birliği vb.) veya DMK m.48/A-5’te belirtilen yüz kızartıcı suçlardan ya da memurluğa engel teşkil edecek bir suçtan kesinleşmiş mahkumiyet alması gibi durumlarda memuriyetten çıkarılır.
1 gün veya 3 gün üst üste işe gelmeyen memura hangi ceza verilir?
Özürsüz olarak bir veya iki gün göreve gelmemek DMK m.125/C-b’ye göre aylıktan kesme, DMK m.125/D-b’ye göre ise kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektirebilir (uygulamada genellikle kademe ilerlemesinin durdurulması verilir). Özürsüz ve kesintisiz olarak 3 ila 9 gün göreve gelmemek ise DMK m.125/E-d uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektirir.
Rapor fenne uygun değilse veya usulsüz rapor alınırsa ne olur?
Gerçeğe aykırı rapor ve belge düzenlemek, fiilin ağırlığına göre kademe ilerlemesinin durdurulması (DMK m.125/D-f) veya bu yolla haksız menfaat sağlanması halinde Devlet memurluğundan çıkarma (DMK m.125/E-g) cezasını gerektirebilir. Usulsüz rapor kullanarak göreve gelmemek de devamsızlık kapsamında değerlendirilebilir.
Amirin memura bağırması disiplin suçu mudur?
Amirin memura bağırması, üslubuna, içeriğine ve sürekliliğine göre; görev sırasında amire hal ve hareketi ile saygısız davranmak (memur için kınama), iş arkadaşlarına/maiyetindekilere kötü muamelede bulunmak veya sözle sataşmak (kınama), amirine veya maiyetindekilere karşı küçük düşürücü veya aşağılayıcı fiil ve hareketler yapmak (kademe ilerlemesinin durdurulması) gibi disiplin suçlarını oluşturabilir. Aynı zamanda mobbing (psikolojik taciz) unsurları taşıyorsa veya hakaret, tehdit gibi TCK kapsamında suçlar içeriyorsa amir hakkında hem disiplin hem de ceza soruşturması açılabilir.
Memurların yasakları nelerdir?
657 sayılı DMK’da memurlar için çeşitli yasaklar öngörülmüştür. Başlıcaları: Başka görev ve ticaret yasağı (DMK m.28), grev yasağı (DMK m.27), toplu eylem ve hareketlerde bulunma yasağı, hediye alma ve menfaat sağlama yasağı (DMK m.29), gizli bilgileri açıklama yasağı (DMK m.31), siyasi faaliyette bulunma ve siyasi partilere girme yasağıdır.
Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı memuriyeti etkiler mi?
Anayasa Mahkemesi’nin 01.06.2023 tarihli E:2022/120, K:2023/107 sayılı kararı ile HAGB kurumuna ilişkin CMK m.231’deki bazı düzenlemeler iptal edilmiş ve bu karar 1 Ağustos 2024 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu tarihten sonra işlenen suçlar açısından HAGB kararı verilmesi kural olarak mümkün olmayacaktır. Bu tarihten önceki HAGB kararları açısından ise; HAGB kararı denetim süresi sonunda düşerse ve adli sicile işlemese de, karara konu suçun niteliği (özellikle yüz kızartıcı veya memuriyete engel bir suç olması) disiplin hukuku açısından veya güvenlik soruşturmalarında kurumlar tarafından ayrı bir değerlendirme konusu yapılabilmekteydi. Ancak artık yeni suçlar için bu kurumun uygulanabilirliği kalmamıştır.
Disiplin Hukukunda Avukat Desteği
Devlet memurları için disiplin soruşturmaları ve sonucunda verilebilecek cezalar, memurun mesleki kariyeri, özlük hakları ve hatta memuriyet statüsü üzerinde derin etkiler yaratabilir. Bu süreçler, karmaşık usul kurallarını, süreleri ve savunma hakkının etkin kullanımını içerir. Bir disiplin ithamıyla karşılaştığınızda veya hakkınızda bir soruşturma başlatıldığında, sürecin her aşamasında deneyimli bir idare hukuku avukatından profesyonel hukuki yardım almak, haklarınızın tam olarak korunması, adil bir soruşturma geçirilmesi ve hukuka aykırı bir işlem tesis edilmesi halinde gerekli itiraz ve dava yollarının zamanında ve doğru bir şekilde kullanılması açısından büyük önem taşımaktadır.
Sonuç
Memurlara verilen disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi, tarafsızlık, liyakat ve hukuka uygunluk ilkeleri çerçevesinde yürütülmesini temin etmeye yönelik önemli hukuki mekanizmalardır. Ancak bu mekanizmaların işletilmesi sırasında memurun savunma hakkı başta olmak üzere temel hukuki güvencelerinin korunması, adil yargılanma ilkesinin bir yansımasıdır. Gerek disiplin amirleri ve kurulları, gerekse memurların bu süreçlerde hak ve yükümlülüklerinin bilincinde olması, kamu hizmetinin kalitesi ve hukuk devletinin işleyişi açısından zaruridir.
Feragatname (Disclaimer): Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Her somut olay kendi özel koşullarına göre değerlendirilmelidir. Bu nedenle, spesifik bir hukuki sorunla karşılaştığınızda mutlaka bir avukata danışmanız tavsiye edilir.
Avukat Görkem Demircan, 1993 yılında Ankara’nın Yenimahalle ilçesinde doğmuştur. Hukuk Fakültesini tam burslu ve onur öğrencisi olarak Ankara’da tamamlamıştır.
Avukat Görkem Demircan, avukatlık stajını yoğunluklu olarak ceza hukuku, aile hukuku, iş hukuku, icra hukuku ve idare hukuku alanlarında çalışarak tamamlamıştır.
Ankara Barosu nezdinde 39533 sicil numarası ile serbest AVUKAT olarak çalışmaktadır.
Özellikle ceza hukuku ve aile hukuku alanında uzmanlaşmak adına yoğunluğunu bu alanlara vermiştir. Yaklaşık 5 yıldır fiili olarak avukatlık mesleğini icra etmektedir.
